Ehl-i Sünnet İtikadına Göre
Mütevatir Hadislere İnanmanın Gerekliliği
Mütevatir hadislere inanmanın gerekliliğini, mütevatir
haberlerin dindeki önemini pek çok İslam alimi yazdıkları eserlerde
vurgulamışlardır. Aşağıda çeşitli İslam alimlerinin bu konudaki
görüşlerinden örnekleri veriyoruz:
ŞEHABETTİN İBN-İ HACER ASKELANİ
"Tevatür isnad ilminin konularından değildir.
Çünkü isnad ilmi bir hadisin doğru olup olmadığını ravilerin
kişiliğini ve vasıflarını iceleyerek ortaya koyar. Halbuki mütevatir
bir haberin ricali (ravileri) incelemeye alınmaz, mütevatir
hadise hiçbir sorgu yapılmadan amel etmek vaciptir." (Dr.
Subhi Salih, "Ulum'il-Hadis", s. 151 ve 152)
MUHAMMED CEMALEDDİN EL-KASİMİ EL-DIMIŞKİ
"Bil ki doğrulukları ilmen isbat edilmiş
bir zümre insanın rivayet ettiği hadis "Mütevatir"dir.
Yani, bu kişilerin, tüm rivayet sınıflarında yalancılıkta elbirliği
etmeleri ihtimali bulunmaz... Ravileri hakkında hiçbir münakaşaya
girilmeden bu hadislere uyulması vaciptir." (Muhammed
Cemaleddin el-Kasimi el-Dımışki, "Kavaid'üt-Tahdis, min
Fununi Mustah'il-Hadis", s. 151)
NUREDDİN ATER
"Sahih veya Hasen hadislerin ravilerinde
aranan adalet doğruluk gibi şartlar "mütevatir" hadis
ravilerinde aranmaz. Çünkü bu hadisleri rivayet edenlerin sayısı
o kadar çoktur ki, aklen bir araya gelip hadis uydurmaları mümkün
olmaz. Bu nedenle hadis bilimcileri mütevatir hadisleri inceleme
konusu yapmazlar. Onlara göre sadece bir hadisin doğruluğu veya
geçerliliği inceleme konusu olur. Oysa mütevatir hadisin böyle
bir şeye ihtiyacı yoktur... Bu ravilerinin yakin elde edilecek
kadar çok oluşundandır. Bu da doğal ve zaruri bir olaydır. (Nureddin Ater, "Menhac'ün-Nakd fi Ulum'il-Hadis",
s. 405)
EBU ABDULLAH MUHAMMED B. CAFER İDRİSİ KETANİ
"Tüm ravileri, başında, ortasında ve sonunda
normalde yalancılıkta elbirliği etmeleri mümkün olmayacak kadar
çok olan haber "mütevatir"dir... Hadis bilimcileri
mütevatir rivayet ravilerinin adil olmasını hatta Müslüman olmalarını
bile şart koşmuyorlar... Baliğ, adil ve Müslüman sayılmaları,
aynı şekilde yaşıyor olmaları gerekmiyor. Kafir, fasık, buluğa
ermemiş olmaları caizdir. Herhangi bir özel sıfat taşımaları
da şart koşulmamıştır." (Ebu Abdullah Muhammed b. Cafer
İdrisi Ketani, "Nezm'ül-Mütenasir min ahadis'il-Mütevatır",
s. 5-6-9)
EBU'S-SADAT MUHAMMED B. MUHAMMED EBU ŞOHBE
"Mütevatir haberlerde ravinini adil ve hatta
Müslüman olması şart değildir. Çünkü mütevatirin kabul edilirlik
gerekçesi anlatanların çok oluşudur. Nitekim bir şehir halkı
bir olayın gerçekleştiğini haber verirlerse, sözleriyle kesin
bilgi elde edilir." (Dr. Ebu's-Sadat Muhammed b. Muhammed
Ebu Şohbe, "el-Vesit fi Ulumi ve Mustalah'il-Hadis",
s. 190)
EN-NEVEVİ
"Haber iki kısımdır: Mütevatir ve Ahad...
Mütevatir haber, yalan üzere ittifak etmeleri mümkün olmayan
bir kalabalığın yine kendisi gibi bir kalabalıktan naklettiği
haber olup iki taraf (birinci tabaka ve ikinci tabaka) ve ortadakiler
(bu ikisinin arasındakiler) eşittir. Bu kalabalık zanni olmayıp
duyularla idrak edilen birşeyi haber verirler ve bu haber vermeyle
yakini ilim hasıl olur. Muhakkiklerin genelinin da muvafık olduğu
üzere tercih edilen görüş, tevatürün belli bir sayıyla sınırlandırılamayacağıdır." (El-Cezairi, "Tevcihu'n-Nazar", s. 33)